18 Ekim 2018, Perşembe

Son Güncelleme: Bugün

20 Mart 2017, Pazartesi 12:54

Mustafa Yetkil

TRİBÜNLERE OYNAMAK

Bahar geldi doğa uyanıyor insan güzel şeyler düşlemek istiyor ama bırakmıyorlar. Dostların aramızdan ayrılması, ülke sorunlarını incinen İnsanların durumu, baskılar. Ve bunun gibi şeyler bırakmıyor iyi şeyler düşünmemizi .. Referandum yaklaştıkça toplumu geriyorlar. İktidarın sancıları artıyor. İktidar içeride bir türlü mağdur olamayınca, dışardaki siyasette göz dikerek mağdur olmayı deniyor. Yurtta barış dünyada barış diyorduk oysa bizler. İlk gösteri Kardak’da yaşandı. Allah’tan gerilim uzun sürmedi sonraları Ortadoğu'da yeni bir gerilim beklerken imdada Almanya ve Hollanda yetişti. Nurtopu gibi bir krizimiz daha oldu. Zaten yıllardır kriz yönetemeyince ‘’ kriz ile yönetmeyi’’ ilke edindik. Nazi ilan edilen ülkeler her gün artıyor.

Hollanda Hükümetinin ve polisinin insanlarımıza yaptığı zülmü kınıyorum. Ama o topraklar Hollanda'nın Dışişleri Bakanımızın uçağının inmesine izin verilmediği halde Aile bakanımız niçin karayolu ile Hollanda’ya gidiyor? İstenmeyen bir yere neden gitmek istenir? Kriz sürsün diye mi bakanlar milleti temsil ederler, kişisel görüşleri ile davranamazlar. AKP dış politika sorunsuz bir ülke devraldı. Şu an tüm komşularımızla sorun yaşıyoruz. Şimdilerde Avrupalı dostlarımızda kriz başladı. İktidar Avrupa'da yaşayan yurttaşlarımızdan referandumda evet istemek için Avrupa ülkelerinde miting yapma kararı aldı. Ama olmadı. Almanya engelledi. Avusturya izin vermedi. Danimarka olmaz diyor, Hollanda bakanımızı sınır dışı etti,Brüksel Hollanda’ya sahip çıktı. Fransa AB’in yanında.. İlişkiler niçin bu kadar gerildi? İş Hollanda'da koptu. Orada yaşayan yurttaşlarımıza atlı polisler ve köpekli polisler saldırdı .Aile ve Sosyal işler Bakanı sınır dışı edildi. Sözler sertleşti, diplomasi dili ve nezaket kuralları kalktı. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bedelini ödeyecekler neonazi bunlar derken İçişleri Bakanımız Tokat'ta vuracağız ,parmağını kıracağız diyor. Adalet Bakanımız hadlerini bildireceğiz, Başbakanımız benzer sözler söylüyor. Hollanda Başbakanı Mark Rutte Türkiye hükümeti bu tehditleri sürdürdüğü sürece diyaloğa girmeyeceğiz dedi. Hollanda'da bugün seçim var. Ancak biz şu an Hollanda ile siyasi bir kriz yaşıyoruz ve dış işlerimiz bu sorunu çözemedi. Dileğimiz en kısa zamanda işlerin ilişkilerin normalleşmesidir Basınından izlediğimiz kadarıyla 298 sayılı Yasada yurtdışında ve yurt dışı temsilciliklerinde seçim propagandası yapılamaz hükmü varmış, kimsenin sorguladığı yok. Aslında iktidara sormak gerek, 157 gazetecinin tutuklu olduğu, vekillerin tutukluluklarının halen sürdüğü, OHAL uygulandığı, referandum kampanyası başladığından bu yana hayır diyenlere yönelik 107 saldırının gerçekleştiği, 115 gözaltının olduğu bir ülkede ifade özgürlüğü ve demokrasiden söz etmek mümkün mü? Yanlış yapıyoruz yanlış..

Niçin tüm Avrupa ile ilişkilerimizi bozuyoruz? Bu ülkenin ekonomik demokratik kültürel boyutları var. Hollanda bizim 500 yıla yakın dostluğumuzun olduğu bir ülke. İlişkimizin ticari boyutu dışında insani boyutu da var. Didim’de ,Kuşadası'nda, Fethiye'de 5000'e yakın Hollandalı yaşıyor. 2700 Hollanda şirketinin ülkemizde yatırım yaptığı söyleniyor. Her yıl 1 milyondan fazla Hollandalı ülkemize turist olarak geliyor. 6 milyar $'ı aşan bir iş hacminden söz ediliyor. Aklın yolu bir, demoklit çağlar öncesinden söylenmiş aklın üç ilkesini: iyi düşünmek, iyi söylemek, iyi yapmak.

Hollanda krizi Avrupa medyasında da geniş yer bulmuş. BBC ‘’pek çok ülke Türkiye'nin Erdoğan yönetimi altında otoriterliği kaymasından rahatsız’’ derken, Alman Der Spiegel dergisi ,ne tiyatro ama diyerek Erdoğan ve Hollanda Başbakanı Mark Sutte’nin oylarını arttırmak için böyle davrandıklarından tribüne oynadıklarından söz ediyor. Hollanda'da bugün seçim var. Türkiye'de de referandum yakın. İki ülkenin siyasilerinin iç politika kaygılarıyla hareket etmesiyle patlak veren bir kriz tırmandırıldı. Dursun artık, insanları küstürüp düşman etmeyelim. İnsanlığın barışa ihtiyacı var .Barış.! barış.! Barış! Neredesin.

Hoşçakalın dostçakalın..