18 Ekim 2018, Perşembe

Son Güncelleme: Bugün

4 Mart 2017, Cumartesi 15:13

Mustafa Yetkil

EĞİTİM İÇİN HAYIR

16 Nisan’da hayır oyu vermek için bir çok nedenim var. Açıkladıklarım yeri geldikçe de açıklayacaklarım var. Ama sandık günü yaklaştıkça ‘’ Hayır ‘’ gerekçelerimden biri açık ara öne çıkmaya başlıyor. Geleceğimiz çocuklarımızın çağdaş, bilimsel, laik, demokratik parasız eğitim almaları. Belki de eğitimci olmamdan kaynaklı bir ruh hali içindeyim. Bu nitelikleri taşıyan eğitimi, can güvenliği kadar özgürlükler kadar yaşamsal bir konu olarak görüyorum. Öğrenmek pahalıdır ama cehalet çok daha pahalıdır denilir. Gelişmişliğin temeli eğitilmiş insandır.

Kalkınmada eğitimin önemini vurgulamak için; bilimi kalkınmanın temeli sayan, katma değeri yüksek mal üretebilmek için laik demokratik ve özgür düşüncenin yol göstericiliğine önem verelim diyen herkese seçim yapma zamanlarının gelip geçtiğini anımsatmak zorundayız. Uluslararası öğrenci değerlendirme formu ( PİSA) sonuçlarına göre fende 52, matematikte 49, okumada 50.sıraya inerken eğitimde son on iki yılın gerisine düştük. Bu konuyu kabullenmemeliyiz. Bu sonuçlara bakarak eğitim seviyemizin rekabet gücünün olmadığını söylemek yeterli olmaz.

AKP iktidarı çocuklarımızı İHL’ne yönlendirip öğretim programlarını dinselleştirip eğitimdeki planlamayı dini vakıf ve gerici sendikalara devrederken susmak PİSA raporlarına hayıflanmak çocuklarımıza haksızlık olur. Bu nedenle hayır diyorum. Atatürk’le ilgili konuları müfredatta ekşitmek, İnönü zaferlerini yok sayarak İsmet İnönü’yü müfredattan silmek yanlışlığına hayır diyorum. Cumhuriyetimizin kuruluş ayarlarına dokunulamaz. Ya ‘ hayatın başlangıcı ve evrim ‘ ünitesinin eğitimden çıkarılmasına ne diyeceksiniz ? Evrim yoksa biyoloji olmaz, genetik, moleküler biyoloji, tıbbi biyoloji hatta tıp…bütün bunlar evrim demek. İngiltere bu kuramı ilkokulun ilk sınıflarına eklerken , Fransa Eğitim bakanlığı ‘ okullarda laiklik şartını ‘’ yürürlüğe koyarken biz nelerle uğraşıyoruz.. Eğitimi dini kurallara göre biçimlendirme ve dini eğitimi devlet eliyle yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.. Yanlıştır.. İleri uluslar düzeyine erişmemiz için soran ,sorgulayan araştıran ,çağdaş demokratik laik eğitimden yana olmalıyız.

Yargı mensupları ve öğretim üyelerinin cübbelerinin niçin düğmesi olmaz bilir misiniz? Hiçbir güç ve kimse önünde düğme iliklemeden vicdanları hür kalabilsinler diye. Ancak son günlerde hak hukuk arayan avukat ve öğretim üyeleri cübbeleriyle yerlerde sürüklenip, coplanır oldular. Barış ve özgürlük yanlısı bilim insanlarımız saldırıya uğrayıp dövüldüler. ‘ Fikri hür vicdanı hür’ kuşaklar yetiştirme derdinde olan 5 bin civarında akademisyenimizin KHK’larla görevlerine son verildi. Eğitim de’ AK- akademisyenler ‘ isteyen iktidar kendisi gibi düşünmeyenleri tasfiye ediyor.. FETÖ ile ilgisi olmadığı bilinen üretken başarılı dünyaca tanınan akademisyenlerimizi tasfiye ediyorlar. 12 Eylül döneminden daha acımasız ,haksız ,hukuksuz ..Onun için hayır diyorum.. Bir kaçı dışında köklü üniversitelerimizi de tükettik. Gençlerimize yazık oluyor.. Üniversite ,masa, sandalye, sıra ve bina olmadan olmaz.. Üniversite özgür düşünce, eleştirel akıl, kütüphane, bilimsel tartışma demektir, laisizm demektir. Türk-İslam sentezi olaylara ,insanlara, dünyaya ön yargıyla bakan memur zihniyetli ‘ AK- akademisyenlerle’ yüksek öğrenimi ortaöğretim düzeyine indirirsiniz ancak..

Gençlerimize ve geleceğimize yazık ediyoruz. Müteahhit zihniyetiyle iki bina dikip ,tabela asmakla üniversite olmaz. İçinde laboratuvar, kütüphane, öğretim üyesi olacak, master doktora, programları yapılacak ki üniversite olsun. Düğmesiz cübbeleri olan evrensel ölçülerdeki akademisyenleri sırf size karşı oldukları için işsiz bırakarak susturmaya çalışmak demokratik değildir. O nedenle hayır.!

Sonuç olarak ; Estetik zevklerden uzak ,bilimden bihaber, felsefeye, sanata, edebiyata uzak, insan ve insana dair her şeye düşman bir yıkım ideolojisiyle karşı karşıyayız. Hayatta en hakiki yol gösterici bilimdir demiş Yüce Atatürk.. Türkiye’mizin demokratik ve ekonomik krizini konuşanlar katma değeri yüksek ürünler yaratmak istiyorsak eğitime ,akla, bilime, teknolojiye, aykırılık ve farklılıklara gem vurmalıyız.. Özgür düşünceye, laik, demokratik eğitime önem vermeliyiz.

Son bir soruyla bitirelim bu günüde.. Evrim okumadan gen bilimi yapılır mı?. Hayır mı diyorsunuz?

Hoşçakalın, dostça kalın…