17 Aralık 2018, Pazartesi

Son Güncelleme: Bugün

20 Mart 2017, Pazartesi 13:03

Sadık Azan

ÇAKIL-MA

Meclisten yetki almadan Kore Dağlarında tabakalarımız kalmıştı. Tek kişinin aldığı kararla olan canlarımıza olmuştu. İstikrar denilen tek parti egemenliğinin sonucuydu bunlar.

Irak büyük elçiliğimiz basılarak, askerimizin başına çuval geçirilmesi, Musul temsilciliğimizin kurşun sıkmadan işgal edilmesi, Başika kampının saldırıya uğraması, Süleyman Şah türbesinin taşınması, Musul operasyonuna katılmak isteyişimiz ve alınmayışımız, Rakka operasyonuna alınmayışımız, peşmergelerin davullu zurnalı geçişi, Habur sınır kapısı karşılaması, Suriye'nin uçağımızı düşürmesi, Rusya'nın uçağını düşürmemiz, Rusya’nın Askerimizi bombalayışı, Mavi Marmara gemisinin saldırıya uğraması,Mesut Barzani ve Salih Müslim'in Türkiye ziyaretleri, sınırlarımızda mayın temizleme ve duvar örmeler, sınır Karakolundan Askerlerimizin kaçırılışı, Habur sınır kapısında patlama, Ege Deniz'inde ada sorunları, Ermenistan ve Kıbrıs sorunları, Pensilvanya…

Say babam say, hep sorun. Orta Doğu'da bizden habersiz yaprak kımıldamaması, kımıldayan yapraklarla ilgimizin olup olmaması, dostlarımızın sayısını arttırıp, düşmanlarımızın sayısını azaltmak söylemi, hiç sınır dostumuzun olmayışı ve Almanya, Hollanda krizleri ve AB ilişkileri fiyasko..

Ev alma komşu al sözündeki gibi; Yurtta sulh,cihanda Sulh sözünde durabilseydik. Ekonomik çıkarlarımıza uygun , akıllı diplomasi uygulasaydık. Şam'da Cuma namazı kılma hayaline kapılmasaydık. Üç Milyonu aşkın Mültecimiz olmayacaktı. Sınırın dışına çıkınca sürekli çakıldık sanırım.

Sevgi ve saygıyla kalın.