18 Ekim 2018, Perşembe

Son Güncelleme: Bugün

14 Mart 2017, Salı 10:53

BAŞKANLARIN GÜNAHINI MİNİBÜSÇÜ MÜ ÇEKMELİ?

Torbalı birkaç gündür minibüsçülerin eylemine sahne oluyor. Ekmekleri peşinde olan minibüsçüler son yaşanan süreçte hatlarının ellerinden alınmasına büyük tepki gösteriyorlar. Öncelikle şunu belirtelim hak aramak ve bunun için eylem yapmak en meşru hak. Üstelik bunun ucunda ekmek parası varsa insanlar elbette ki dertlerini anlatacaklar. Yıllardır kullandıkları hatlarının ellerinden alınmasına alkış tutacak halleri yok. Her birinin okuyan çocuğu var, kredi borcu var, kış vakti insanları böyle ortada bırakmak hangi vicdana sığar?. Bizde konuyu detaylı öğrenmek için minibüsçülerle konuşmak için gittik. Metropolis Minibüsçüler Derneği Başkanı Veysi Güler ve Minibüsçü arkadaşlar dertlerini derinlemesine bize anlattılar.

KARATOKLU'DAN UYGUR'A - UYGUR'DAN GÖRMEZ'E 

1999 yılında hatları İç işleri bakanlığından alıyorlar. Fakat ileri tarihlerde Büyükşehir yasasının çıkmasıyla beraber yetki Büyükşehir Belediyesine devir oluyor. Büyükşehir Belediyesi ile 5 yıllık mukavele yapılıyor. Ama daha sonra her ne hikmetse sadece Torbalı’ya has bir uygulamayla Torbalı Belediyesi bu yükümlülüğü Büyükşehir’den alıyor. Zaten sorunun ana başlangıç yeri de burası.. Çünkü daha sonra köy minibüslerini işleten 7 Eylül derneği idari mahkemeye dava açıyor.. Ve idari mahkemede yürütmeyi durduruyor. Neden? Çünkü mahkeme ilçe belediyesinin böyle bir yetkisi olmadığını Büyükşehir’inde bu yetkiyi ilçe belediyesine devredemeyeceğine karar veriyor. İyi de o dönem ilçe belediyesini yöneten Uygur ve Büyükşehir’in başındaki Kocaoğlu bu kararın ileride bu tip sonuçlar doğuracağını ve mağduriyet yaratacağını bilmiyorlar mıydı? Günü kurtarma siyasetinin geldiği nokta işte bu.. Geldiğimiz noktada bu kadar insan ne olacak sorusuna kimsenin verecek cevabı yok tabi.. Olay Adnan Yaşar Görmez, Atilla Kaya , Kocaoğlu arasında dönüp duruyor.. Verilen cevap aynı, son iptal kararının gittiği Danıştay’ın kararını bekleyin.. Peki karar çıkıncaya kadar bu insanlar hayatlarını nasıl sürdürecek sorusuna cevap veren ise yok

KİMSE YETKİM YOK DİYEMEZ, GÜNAH ORTADA DURUYOR

Bu insanlar 2006 yılında Uygur döneminden itibaren her yıl 25 bin TL para vermişler hatları için.. Hatta bir çoğu evini, arsasını satarak bu işe yatırmış.. Belediye para demiş bu insanlar tak ödemiş.. Uygur döneminde alınan bir kararla yetki Büyükşehir’den ilçe belediyesine geçince hatları elden gitmesin diye yine dünya kadar ödeme yapmışlar.. Geçen seçimden önce bütün belediye başkan adayları söz vermiş bu insanlara.. Sonuç.. Deniz bitti başınızın çaresine bakın mı olmalı yani? Şu anda Torbalı belediyesinin de bu iş Büyükşehir’in yetkisinde benim yetkim yok deme şansı yok. Koordinasyonu sağlamak ilçe belediyesinin işi. Yetki Büyükşehir’de olabilir ama bu insanlar Torbalı’nın insanı, mağdur olan da Torbalı halkı…Aynı şekilde 10 yıl Belediye Başkanlığı yapmış Uygur’un da yetkim yok deme şansı yok.. Her şey yetki değil. Ne olur arabulucu olunsa, gerekirse Görmez ile konuyu görüşse, atlayıp beraber Kocaoğlu’na gitseler.. Bu çok mu zor.? Bu sorunda herkesin vebali var. Kimsenin kenara çekilmek gibi bir şansı ve lüksü yok.

BU İŞİN GEÇMİŞİNDE YİNE KAOS VAR

Torbalı’da geçmişte Minibüsçülerin sorunları sık sık yine gündeme düşmüştü. Karşı taraf yani köy minibüslerini işleten 7 Eylül minibüsçüler derneği de benzer mağduriyeti dile getirmiş, konu yine dallanıp budaklanmıştı. O dönem yani 2013 yılında konu ulusal basına kadar yansımıştı. 2013 yılının 1 martında Sabah gazetesi yazarlarından Fırat Soylu köşesinde konuyu şöyle işlemiş ve çeşitli iddiaları sıralayarak şunları yazmış ‘’ İzmir'in Torbalı ilçesine bağlı köylerde yolcu taşımacılığı yapan minibüsçülerin kurduğu 7 Eylül Torbalı Minibüsçüler Kooperatifi ilçe merkezinde hizmet veren belediye denetimli özel halk minibüslerine karşı eylem yaptı. Kooperatif üyesi 51 şoför Torbalı Belediyesi'nin verdiği özel izinle çalışan araçların "korsan" çalıştırıldığını öne sürdüler. Kooperatif Başkanı Halil Öztürk, 2006 yılında Torbalı Belediyesi'nin yaptığı araç ihalesinin mahkeme tarafından iptal edildiğini ancak buna rağmen Belediye Başkanı İsmail Uygur'un mahkeme kararını hiçe sayarak 25 aracın çalışmasına göz yumduğunu öne sürdü. Başkan Uygur'u mahkemenin verdiği kararı görmezlikten gelerek kanunları çiğnemekle suçlayan Öztürk, "2006 yılındaki iptal kararını Danıştay da onayladı. Karar kesinleşti ancak buna rağmen Belediye Başkanı hala ihaleyi yenilememekte ısrar ediyor. Sözde vatandaş mağdur olmasın diye özel izin adı altında bu araçların korsan çalışmasına göz yumuyor. Aradan 7 yıl geçti ama hiçbir düzenleme yapılmıyor. Çalışan araçların hiçbiri mevzuatta uygun değil ama keyfi düzenleme ile çalışıyor. Bu ısrarının arkasında ne var? Sözde bu hibe edilen makam aracını kim aldı? Bunun cevabını versin dedi.’’

ARADA MİNİBÜSÇÜ EZİLDİ

Bakın yıllardır bu konu adeta halının altına süpürülmüş bir sorun gibi kalmış. Açıkçası şimdiki Başkan Adnan Yaşar Görmez’in kucağında bomba gibi patlamış.. Konuyu hiç kimseyi kayırmadan net ve açık tüm yönleriyle analiz etmeye çalışıyorum. Derdimiz üzüm yemek bağcıyı dövmek değil. Ama Büyükşehir Belediyesi’nin kimseyi mağdur etmeyeceğiz diye minibüsçülerin gazını aldıktan sonra hattı ellerinden alması kabul edilir bir uygulama asla değil. Bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları