24 Haziran 2018, Pazar

Son Güncelleme: Bugün

Politika

14 Nisan 2017, Cuma 10:31

EVET DİYELİM DEMOKRASİ GÜÇLENSİN

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin demokrasiyi gasp etmek isteyen her türlü tehdide karşı milletin özgür iradesiyle vereceği tepkinin adı olduğunu öne sürdü

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin demokrasiyi gasp etmek isteyen her türlü tehdide karşı milletin özgür iradesiyle vereceği tepkinin adı olduğunu öne sürdü.  MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, İzmir'de çeşitli sivil toplum örgütleriyle bir araya gelerek bir 'Evet' ile milletin gerçek anlamda anayasa yapabileceğini, anayasada söz sahibi olabileceğini gösterebileceğini öne sürdü. MHP İzmir il yöneticileriyle Türkiye Kamu-Sen İzmir İl Temsilciliği'ni ziyaret eden Tanrıkulu, Kamu-Sen İzmir İl Temsilcisi Ahmet Doğruyol ve çok sayıda sendika üyesi tarafından karşılandı. Ziyaretinde referandum sürecindeki gelişmelere değinen Tanrıkulu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin demokrasiyi gasp etmek isteyen her türlü tehdide karşı milletin özgür iradesiyle vereceği tepkinin adı olduğunu belirterek, şunları söyledi:

BU MODELE SAHİP ÇIKIN EVET DEYİN

“Askeri darbelerin ardından yapılan 1961 ve 1982 anayasaları adeta milletimize dikte ettirildi, vatandaşımızın görüş ve önerileri dikkate alınmadı. Şimdi ise milletimizin vereceği kararla birilerinin dediği gibi rejim değişikliği değil, yönetim sistemi reformu yapılmakta. Bu değişiklikleri ülkemizin güçlü bir geleceği için MHP olarak gerekli görüyoruz. Referandum sürecinde tüm Türkiye'de 'evet' düşmanlığı güdenler nasıl korku algısı yaratırız peşine düşmüş durumdalar. Oysa anayasa değişikliğine kabaca bakıldığında halen milletimizin oylarıyla seçilmiş Başbakanlık makamı tarafından yürütülen işlerin, yine milletimizin oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı'na devredilmesidir. Yani milletimizin oylarıyla seçilen iki makamın görevlerinin birleştirilmesidir. Bu birleşme yapılırken, Cumhurbaşkanına da hukuki ve cezai sorumluluk yüklenmekte. TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri aynı gün iki farklı sandıkta olacak. Vatandaşımız desteklediği Cumhurbaşkanı adayına ve gönül bağı duyduğu siyasi partiye oy verecek. Kimse için 2019 seçimleri bugünden çantada keklik değildir. Bu yüzden seçimlerin önemi daha da artacak ve vatandaşımızın kişisel tercihleri seçim sonuçlarına daha net yansıyacaktır. Çünkü bu yeni yönetim sistemi bütün vatandaşlarımızın devlet politikası hakkında söz söylemekte eşit hakka sahip olduğu bir hükümet modelidir. Bu yeni yönetim modeli demokrasiyi gasp etmek isteyen her türlü tehdide karşı milletimizin özgür iradesiyle verdiği ortak tepkinin adı olacaktır. Ben başta İzmirliler olmak üzere tüm Türkiye'nin bu modele sahip çıkarak, 16 Nisan'da tercihlerini 'evet yönünde kullanacağını düşünüyorum." MHP İzmir İl Başkanlığı'nda da çeşitli platformlarla bir araya gelen Tanrıkulu, “Her alanda güçlü bir Türkiye arzusu ve beklentisi 16 Nisan'da sandıklara güçlü bir 'evet' mührü vurulmasıyla kendini gösterecektir. MHP'nin haklılığı bir kez daha tescillenmiş olacaktır" dedi.